Ata Online
  • Tüm Ürünler
  • Hisse
  • Vadeli
  • Opsiyon
  • Fon
  • Varant
  • Döviz
  • Daha Fazla
    • Endeksler
    • Tahvil Bono
    • Repo
    • Raporlar
    • Haberler
    • Takvim
    • SSS
      Hisse
      Vadeli
      Opsiyon
      Fon
      Varant
      Döviz
      Endeksler
      Tahvil
      Repo
      Araştırma
      Haberler
      Takvim
      Sorular
    Yatırımcı Okulu

    Yatırımcı Okulu, siz bireysel yatırımcılarımızı Sermaye Piyasaları hakkında bilgilendirmek ve yol göstermek üzere hazırlandı.
    Yatırımcı Okulu’nda, Hisse Senedi piyasası ve Endeksler hakkında genel bilginin yanı sıra Tahvil - Bono piyasası ve Vadeli İşlemler piyasaları ile ilgili kısa açıklamalar da bulabilirsiniz. Ayrıca, Sermaye Piyasaları’na ilişkin birçok terimin açıklamasının yer aldığı Yatırımcı Sözlüğü ile Yatırımcı Okulu’nda öğrendiklerinizi pekiştirebilir, aklınıza takılan sorulara anında cevap bulabilirsiniz.

    Temel Analiz - 3

    Yatay Analiz

    Net satışlar artış oranı. Çıplak rakam çok fazla bir şey ifade etmeyebilir. O nedenle net satışlardaki artış oranını ortalama enflasyon ya da ortalama döviz kurundaki değişimlere göre ayarlamamız gerekmektedir.

    Örneğin bir firmanın net satışlarındaki artış yüzde 100 olsun. Formülümüz şöyle:
    Reel artış oranı (RAO) = (1 + Nominal artış ) / (1 + ortalama enf) -1
    Örnek RAO = (1+1) / (1+%51.4)-1 = %32.1
    2000 ortalama TEFE % 51.4
    Eğer dolar kuruna göre ayarlama yapacaksak (1999 ort. 416,838, 2000 ort. 623,996)
    Örnek RAO = (1+1) / (1+%49.7)-1 = %33.6
    2000 ortalama kur artışı % 49.7

    Reel artış rakamlarını bulduktan sonra önemli olan firmanın performansının diğer firmalarla ya da önceki yıllarla karşılaştırırken aynı reel rakamla karşılaştırılması.

    Aynı analizi faaliyet kârı, vergi öncesi kâr ya da net kâr rakamları için de yapabiliriz. Bunların birbiriyle karşılaştırmasında ise şöyle bir sonuç çıkabilir:
    Eğer kârdaki reel artış oranı, satıştaki artış oranından büyükse, maliyetlerde bir azalış ya da gelir tablosundaki diğer faaliyet dışı giderlerde bir azalma (diğer faaliyet dışı gelirlerde bir artma) söz konusu demektir. Ya da örneğin, net satışlardaki artış oranı, brüt kârdaki artış oranından büyükse, brüt kâr marjında bir azalma ya da satılan malın maliyetinde bir artış söz konusu demektir.

    Bilançoda yatay bir analiz yapmak gerekirse alınacak olan enflasyon oranı ise yıllık enflasyon oranıdır. Çünkü bilanço rakamları o anın bir fotoğrafı niteliğindeyken, gelir tablosu bir dönemin filmi niteliğindedir. Aynı şekilde, bilançoyu dolara çevirirken kullanmamız gereken döviz kuru da ortalama değil, dönem sonu döviz kurudur. Bilançoda yatay analiz yapılacak en önemli kalemler ise dönen varlıklar, maddi duran varlıklar, borçlar (özellikle finansal borçlar) ve özsermayedir.

    Dikey Analiz

    Özellikle gelir tablosu kalemlerinde yapılacak yatay analizle birlikte ortaya çıkan sonuçların anlaşılmasına yardımcı olan çok önemli bir analiz şekli. Gelir tablosu kalemlerinde net satışlar kalemi sabit bölen olarak kabul edilerek, satılan malın maliyeti, brüt kâr, faaliyet kârı, vergi öncesi kâr ve net kâr rakamlarının bu rakama bölünmesiyle hesaplanır.

    Örneğin, brüt kârın net satışlara bölünmesi sonucu hesaplanan rakama brüt kâr marjı adı verilir ve önceki yıl ve yıllarla karşılaştırılır. Eğer bir anormallik varsa bunun sebebi mutlaka araştırılmalıdır.

    Kâr marjındaki bir azalma, ya birim satış fiyatlarında bir düşüşe, ya da maliyet kalemlerinden bir ya da birkaçındaki artışa işaret etmektedir. Aynı brüt kâr marjı gibi, faaliyet kâr marjı, vergi öncesi kâr marjı ve net kâr marjı da önceki yılla karşılaştırılarak firmanın kârlılığındaki artış/azalışların sebepleri hakkında önemli ipuçları elde edilebilir.

    Kaldıraç Oranı

    Borçların özsermayeye oranı -kaldıraç oranı- dediğimiz firmanın faaliyetlerinin ne kadarlık kısmını borçlanarak finanse ettiğini gösterir. Az borçlu firma iyidir, finansal giderlerinden dolayı problem yaşamaz. Ama şirkete yatırılan özsermayenin kârlılığına baktığımızda, borçlu firmalar daha avantajlı konumda olabilirler. Bu ne demektir? Pasifinde sadece 100 liralık sermaye bulunan firma, 100 liralık varlıkla faaliyetlerini sürdürür, onun üzerinden gelir sağlar.

    Kaldıraç etkisi

    Öte yandan 100 liralık özsermayenin yanında 300 liralık borçla 400 liralık varlığı işleten bir firma, eğer finansal borçlarına ödediği maliyetten fazla varlıklarından getiri elde ediyorsa aradaki fark kârına olumlu yansıyacak demektir. Bunun sonucu da iki tane 100 liralık özsermayeye sahip firmadan borçlu olanı, kaldıraç etkisiyle daha fazla özsermaye kârlılığına sahip olacaktır.

    Yurtiçi - Yurtdışı Satış Oranı

    Özellikle kurun gidişatıyla birlikte değerlendirildiğinde önem kazanmaktadır. TL'nin değerli olduğu dönemlerde yurtiçi satış oranının artması, kurun enflasyondan fazla arttığı dönemlerde de ihracatın daha fazla orana sahip olması firma gelir tablosuna olumlu etki yapacaktır. Ancak 2001'de olduğu gibi ekonomide büyüme hızının düşük beklendiği yıllarda ihracat oranı yüksek olan firmalar TL değerli bile olsa ekonomik durgunluktan daha az etkileneceklerdir.