Ata Online
  • Tüm Ürünler
  • Hisse
  • Vadeli
  • Opsiyon
  • Fon
  • Varant
  • Döviz
  • Daha Fazla
    • Endeksler
    • Tahvil Bono
    • Repo
    • Raporlar
    • Haberler
    • Takvim
    • SSS
      Hisse
      Vadeli
      Opsiyon
      Fon
      Varant
      Döviz
      Endeksler
      Tahvil
      Repo
      Araştırma
      Haberler
      Takvim
      Sorular

    RAPORLAR Aylık Barometre

    10.06.2019 17:56

    Ata Portföy Aylık Rapor – Haziran 2019

    Ayın Yatırım Sözü: “Portföy çeşitlendirmenin davranışsal faydası finansal faydasından daha önemlidir.” — David Swensen (Yale Ünv. Vakfı Baş. Fon Yöneticisi)

    Mayıs’ta Sert Düşen Piyasalar Haziran’da FED ile Toparlanma Çabasında

    Mayıs ayında Türkiye piyasaları İstanbul seçiminin tekrarlanmasının yarattığı baskı ile dip yaptı. Borsa 83.000’e kadar düşerken Dolar kuru 6.20, ve iki yıllık tahvil faizleri %26’yı gördü. Yabancı yatırımcılar Mayıs ayında 345 milyon Dolar’lık hisse satışı yaptı. Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze sistemi almasının ABD ile yeni bir krize neden olacağı endişesi ile yerli tasarruf sahipleri dövize geçmeye devam ettiler.

    Mayıs’ın son haftasında piyasalar açısından pozitif üç gelişme oldu: 1) S-400 teslimatının birkaç ay gecikeceği açıklaması, 2) Petrol fiyatlarının düşüşü, ki Türkiye açısından enflasyon ve cari açığın düşmesini sağlıyor, 3) ABD Merkez Bankası FED’in faizleri indirmesi beklentisinin somutlaşması. Böylece Türkiye piyasaları Bayram tatili sonrasına olumlu bir başlangıç yaptı. Peki bu trend Haziran’da devam edecek mi?

    FED’in 31 Temmuz toplantısında yapması beklenilen faiz indirimi, Dolar’ı negatif, dünya borsalarını ise pozitif etkileyecek önemli bir faktör. Türkiye piyasalarının bu pozitif trende tam olarak iştirak etmesini engelleyecek iki neden var: 1) S-400 riski, 2) 23 Haziranİstanbul seçim kampanyasına yönelik bütçe harcamaları. Bu konularda gelecek olumlu haberler, halen çok ucuz olan TL’ye ve Borsa’ya alım getirebilir.

    Faizler konusunda ise daha temkinliyiz çünkü hedeflenen 80 milyar TL’yi çok aşan bir bütçe açığını finanse etmek için Hazine yüksek oranda borçlanmak zorunda. Baz etkisiyle enflasyon düşmeye devam etse bile faizlerin daha yavaş düşmesini bekliyoruz. TCMB’nin faizleri düşürmek için bir kaç ay daha beklemesi gerekecek. Borsa Para Piyasasında getiri eğrisinin kısa tarafına yatırım yapan Ata 3. Serbest Fon’umuzun Mayıs getirisi %2,14 (bu getirinin mevduat karşılığı %26,7) oldu.

    Türkiye’nin cari açığının artık dengelenmeye başladığı yaz aylarında S-400 riski bertaraf edilebilirse döviz kurlarında gerileme bekliyoruz. Bu takdirde Borsa’da daha uzun soluklu bir yükseliş yaşanabilir. S-400 konusu, geçen seneki rahip krizi gibi kontrolden çıkarsa, Türkiye piyasaları tekrar düşüşlere maruz kalabilir. Fırsat ve riskleri birlikte düşünerek, yatırımcı portföylerinde dengeli bir hisse, faiz ve döviz dağılımı öneriyoruz. Örneğin bu amaca yönelik Ata Çoklu Varlık Fonu, piyasaların sert düştüğü Mayıs ayında %0.9; yılın ilk beş ayında ise %10.3 getiri sağladı.

    TL’ye Yatırım Yapmanın 10 Yıllık Karnesi

    Son aylarda mevduatların yarısından fazlasının dövize kayması, bize 1990’lı yılları hatırlattı. O dönemlerde sık değişen hükümetler kısa vadeli populist politikalar uygulayıp yüksek bütçe açıkları verirlerdi. Kamunun aşırı borçlanması nedeniyle faizler yüksek seyreder ve bu ortamda çok az yatırım yapılırdı.

    2002-2010 arasında güçlü siyasi iktidarın rasyonel ekonomi yönetimi, uygun küresel ekonomik ortam ve Avrupa Birliği çapası yardımı ile Türk ekonomisi çok iyi bir dönem geçirdi: Faizler düştü, yatırımlar arttı ve döviz kurları yatay seyretti. Bütçedeki discipline rağmen bu dönemde dahi yüksek cari açık Türkiye açısından potansiyel bir problem olarak devam etti.

    Çeşitli nedenlerle rasyonel ekonomi yönetiminden uzaklaşılıp kısa vadeli ve populist politakalara ağırlık verilince döviz kurları yükselmeye başladı. Türk Lirası Dolar’a karşı son 10 yılda %75 değer kaybederken, Türkiye ile aynı sınıftaki beş gelişen ülke para birimi ise aynı dönemde ortalama %45 değer kaybetti. TL’nin bu derece negatif ayrışmasının asıl nedenlerini son beş yılda aramak gerekir. Çünkü son 10 yıldaki değer kaybının çoğu son beş yılda vuku buldu.

    Yukarıdaki tabloda TL’ye ve Türkiye’ye güvenip yatırım yapanların benzer ülkelere kıyasla zarar ettiği görülüyor. Bu nedenle yatırımcılar Türkiye’ye tekrar güven duyarken zorlanacaklardır. Rasyonel ve kurallara dayalı ekonomi yönetimine geri dönmek için yeniden 2001’deki kadar kapsamlı reformlara ihtiyaç var. Bu yönde adımlar atılırsa aşırı ucuzlayan Türk Lirasi’na ve TL varlıklara dönüş başlar. Aksi takdirde, artan Dolarizasyon Türkiye ekonomisinin önünü daha da tıkayabilir.

    Mehmet Gerz

    Ata Portföy Yönetimi

    Genel Müdür / CIO

    mgerz@ataportfoy.com.tr

     



    Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.